SEVDAPERISI
Register Calendar Members List Team Members Search Frequently Asked Questions Go to the Main Page

SEVDAPERISI » KÜLTÜR VE SANAT » OSMANLI VE TÜRK EL SANATLARI » Saray Halýlarý » Hello Guest [Login|Register]
Last Post | First Unread Post Print Page | Recommend to a Friend | Add Thread to Favorites
Post New Thread Post Reply
Go to the bottom of this page Saray Halýlarý
Author
Post « Previous Thread | Next Thread »
SS-KORSAN-SS SS-KORSAN-SS is a male
C0_ADMÝN


images/avatars/avatar-3.gif

Registration Date: 07-28-2010
Posts: 6,295
Location: SEVDIGIMIN OLDUGU HERYERDE

Saray Halýlarý Reply to this Post Post Reply with Quote Edit/Delete Posts Report Post to a Moderator       Go to the top of this page

Saray Halýlarý

Türk halýlarýnýn klasik geliþmesi yanýnda, 16. yüzyýlýn son yarýsýnda bunun dýþýnda kalan teknik ve dekor bakýmýndan tamamen farklý bir grup görülür ki, bunlara Osmanlý Saray Halýlarý adý verilmektedir. 1514'te Tebriz'in, sonra 1517'de Kahire'nin de Osmanlýlarca fethedilmesi Türk halý sanatýnda yeni teknik ve desen anlayýþýna yol açmýþtýr. Kahire tezgâhlarýnda yapýlan ilk halýlarda, 1540-1550 arasýnda Memlûk halýlarýnýn renk ve motifleri ile karýþýk örnekler görülmüþ, fakat kýsa zamanda Osmanlý Sarayý' nýn natüralist üslubu hâkim olmuþtur. Herhangi bir geliþmeye baðlanmadan birden meydana çýkan halýlarda saz denilen hançer yapraklar, palmet ve madalyonlar tamamýyla natüralist lale, sümbül, karanfil ve nar çiçekleri ile birleþtirilerek yepyeni bir üslup yaratýlmýþtýr. Kumaþ, çini, tezhip, cilt kapaklarý ve kalem iþleri gibi Osmanlý Sanatýnýn çeþitli kollarýnda ortaya çýkan natüralist yaprak ve çiçek dekoru, bu halýlarda da kendini gösterir. Çok ince ve zengin desenli bu lüks halýlarda uçlarý birbirine daha yakýn olduðu için Iran düðümü tercih edilmiþtir. Yün ve pamuktan yapýlan düðümler, (metrekarede 200.000-700.000 arasýnda) daha sýk olup, kadifeyi andýran yumuþak bir tesir býrakýr. Ýpek düðüm yoktur, yalnýz argaç ve arýþlarda bazen ipek kullanýlmýþtýr.



Bunlarda Iran halýlarýnýn madalyon düzeni ikinci planda kalarak, esas örnek sonsuzluða uzanan zeminden kesilmiþ bir bölümdür.

Yama gibi duran madalyonlar kaldýrýlsa bile, örnek bir þey kaybetmez. Madalyonsuz olarak çok daha baþarýlý kompozisyonlarda halýlar vardýr. (Resim 38, Çizim 31).

Osmanlý saray halýlarýnýn Ýstanbul'dan gönderilen örneklere göre Kahire'de yapýldýðý fikri, ilk defa Erdmann tarafýndan ileri sürülmüþ ve geniþ ölçüde benimsenmiþtir. Fakat Kühnel, bunlardan bazýlarýnýn teknik özelliklerine göre Ýstanbul'da veya 1474'ten beri halýlarýnýn adý geçen ipekçilik merkezi Bursa'da yapýlabileceðini belirtmiþtir. III. Sultan Murat'ýn 1585 tarihli bir fermaný bu görüþü desteklemektedir. Bunda 11 halý ustasýnýn boyanmýþ yün ipliklerle Kahire'den Ýstanbula gönderilmesi emredilmektedir. Osmanlý halýlarý kolayca renk tutan, çok yumuþak ipek gibi bir yünden yapýlmýþtýr ki, bu cins yün Mýsýr' da bulunuyordu. Kahire' de yapýlanlarda argaç ve arýþlar boyasýz veya bazen sarýmsý veya kýrmýzý yün iplikten olduðu halde, Bursa'da boyalý ipekten tek veya üç iplikten bükülmüþtür. Beyaz ve açýk mavi renkler için pamuk kullanýlmýþtýr. 16. yüzyýl ortasýnda baþlayan Osmanlý Saray Seccadeleri lüks hediye olarak Avrupa'ya gönderilmiþtir. Bunlarýn Ýstanbul, Bursa ve Edirne gibi saraya yakýn çevrelerde yapýldýðý düþünülebilir.


Yakýn zamanda bulunan bu halý için çeþitli tarihlendirmeler arasýnda Divriði Ulu Camii için 626 (1228/29) cami yaptýran Mengücüklüler tarafýndan vakfedildiði, ayrýca Memlûk Halýlarýndan gelen bazý karakteristik motiflere bakarak son zamanlarda Para Memlûk denilen gruba 16. yüzyýl ortalarýna girdiði, Anadolu Beylikleri devrinde Selçuklulardan Osmanlýlar' a geçiþ (14-15. yüzyýl) halýsý olabileceði, 17. yüzyýl baþýna kadar geç devre konulup, sonra 16. yüzyýl baþýna getirilmesi gibi çok deðiþik görüþler ileri sürülmüþtür.



Gördes düðümü ile yapýlan bu halýnýn, yünün özelliði, arýþ ve argaçlarýn bükülmesi ve çok karakteristik kufi bordürüne bakarak, 15. yüzyýl sonunda Konya veya Sivas'ta Marco Polo'nun methettiði eski bir merkezde yapýlmýþ olmasý akla yakýn gelmektedir. Bir deneme olarak ele alýndýðý, renk ve kompozisyon bakýmýndan pek tatmin edici görülmediðinden devam ettirilmediði düþünülebilir.

Topkapý Sarayý ile Baþbakanlýk arþivlerinde ve Ýstanbul Belediye Kütüphanesi'nde halý ile ilgili bilgiler vardýr. Osmanlý Saray teþkilatý kurulduðu tarihten beri halý yapýldýðý ve ehl-i hiref arasýnda cemaâti Kaliçe bafaný hassa bulunduðu bu vesikalarda kayýtlýdýr. Ayrýca 16. yüzyýl sonlarýna kadar hassa halý sanatkârlarý'nýn adlarýný, memleketlerini ve aldýklarý yevmiyeleri gösteren defterler vardýr.

TKSA 9613-1 sayýlý ve 932 (1526) tarihli teftiþ defterindeki þerhlerde, Fatih devrinden Hamza ve Mustafa olarak iki halý ustasýnýn adý geçmektedir. Bunlardan Hamza, Fatih zamanýnda Pençik kul olarak gelmiþ ve Hâssa Ehl-i Hiref teþkilatýna alýnmýþ, sonra Kanuni Sultan Süleyman devrinde (1526) halýcýlar cemaati'nin Kethüdasý olmuþtur. Mustafa ise, yine Fatih devrinde Pençik kul olarak saraya alýnmýþ, zamanla üstad Kaliçebaflar (Halý dokuyucu) arasýna girmiþ olup, 932 (1526)' daki Cemaât-i Kaliçehafan þakirdlerinden Mehmed'in babasýdýr.



Ýkinci Sultan Beyazýd zamanýnda üstad ve þakird olarak 19 halýcýdan 5'inin adlarý bilinmektedir. 917 Rebiülevveli'nde (1511) Beyazýd Camii için Padiþaha halý hediye ederek karþýlýðýnda 3245 akçe inam alan bu 5 kiþinin adlarý Ýlyas, Nasuh, Ýskender, Ýsmail ve Hýzýr''dýr. Bunlardan Ýlyas seccade takdim edip, 909 Cemaziyülevvel'de (1503) hazinedar baþý vasýtasý ile 900 akçe, Nasuh, takdim ettiði halý karþýlýðý ayný yýlda 2000 akçe, Ýskender, 911 Ramazan'da (1506) halý karþýlýðý 1500 akçe, Ýsmail, ayný tarihte halý karþýlýðý 1500 akçe, Hýzýr, 915 Rebiyülevvel'de (1509) halý karþýlýðý 800 akçe almýþlardýr. Eflâklý olan Nasuh, 932'den (1526) az önce Kanuni zamanýnda ölmüþ olup, Niðbolu' lu Ýlyas ile Kosovalý Hýzýr ise, Kanuni hizmetinde sarayda 25 halý ustasý arasýnda bulunmaktadýr.

1001 (1592) tarihli defterlerde, III. Sultan Murad devrinden 16 halýcý cemaati vardýr. Bu hassa halýcýlarý arasýnda Mýsýr'dan geldiði bildirilen halý ustalarýnýn adlarý yoktur. Üstelik III. Sultan Murad devrinde hassa halýcýlýðýnýn bozulmaya baþladýðý ve oðlu III. Sultan Mehmed zamanýnda 1008 (1599) tarihine kadar babasý'nýn 16 halý sanatkârý arasýna ancak 1 kiþinin katýldýðý görülmektedir.

Saray halý ve seccadelerinde kullanýlan beyaz ve açýk mavi renkli pamuk ve ipek gibi parlak bir cins yün, ancak Mýsýr'da yetiþiyordu. Sultan Murad III.'ün Mýsýr'dan 11 halý ustasý ile gerekli ipliklerin getirilmesi için verdiði emrinde:"Mýsýr Beylerbeyine hüküm ki muallim ebül Nasýr ve muallim Mehmet Fuzunfve Hacý Nebi ve Mehmet Maðribin ve Ali Esved ve Recep ve Ataullah ve Ali bin Muallim Ahmet Vasýl ve Ýlmedin ve Mehmet bin Arslan nam kimesneler Üstâd Kaliçeciler olduðu ilâm olunup, dergâh-ý muâllama huzurlarý lazým olmaðýn kaliçeye müteallik 30 kantar rengâmiz ip ile mezkûrlarý âlettacil dergâh-ý muâllama göndermek emir edip büyürdüm ki,... vusul buldukta tehir ve tevakkuf etmeyip mezkûrlarý âlet tacil südde-i saadetime gönderesin ve kaliçeye müteallik 30 kantar rengâmiz ip dahi tedarik eyleyip mezkûrlar ile maen irsal eyle-yesin. Husus-u mezbur mühimdir, ihmâl ve mesahileden ziyade hazer edesin. Divân-ý Hümayun'da vezir Ýbrahim Paþa Hazretlerine teslim olunmuþtur. 3 Zilkade 933 (1585 Ekim 25)." demektedir.



Burada adý geçen ustalardan Mehmet bin Arslan' ýn Türk asýllý olduðu baba adýndan açýkça belli olmaktadýr. Bu tarihten sonra halýlarýn malzemesinde argaç ve arýþlarda ipek kullanýlmýþ, saray atölyeleri bu tarihte kurulup, ilk örnekleri yapmýþ olmalýdýr. Bunlar saray nakkaþlarýnýn çizdiði örneklere ve diðer (kumaþ, kilim, çini, tezhip gibi) sanatlardaki üslup birliði'ne uymaktadýr.

18. yüzyýla kadar devam eden saray halý ve seccadeleri, daha sonralarý da Uþak ve Konya bölgesinde natüralist çiçek desenleriyle bozularak yaþatýlmýþtýr.

Saray halýlarý masa örtüsü olarak da kullanýldýðý için, buna uygun yuvarlak veya haçvari biçimlerde yapýlanlarý da vardýr. Avrupa saray'larýna hediye olarak gönderilen bu halýlardan memleketimizde Ýstanbul Türk ve Ýslam Eser'leri Müzesi'nde biri harap halde iki büyük halý ile, küçük bir seccade, Topkapý Sarayý'nda da büyükçe bir seccadeden baþka örnek kalmamýþtýr. Türk ve Ýslam Eserleri Müzesi'ndeki büyük halý kýrmýzý zeminli olup, örnekler beyaz renkli iri çift Rûmilerin meydana getirdiði dört kollu motiflerin zemin rengi koyu mavi ve yeþil olarak deðiþik eksenler üzerinde sonsuz sýralanmasýný gösteriyor. Bunlarýn dört tarafýndaki palmetler birbirine baðlanarak saðlam bir baklava þemasý meydana getiriyor.

Son yýllarda Floransa'da Pitti Sarayý'nýn deposunda keþfedilen 9.95 m x 3.30 m boyun'da þahane saray halýsýnýn zemin örneði Ýstanbul, TlEM' de bulunan büyük halýnýn zemin örneðini yeþil olarak her sýrada iki defa tekrarlamaktadýr. Zemin rengi her iki halýda da kýrmýzýdýr. Bu halý 1623'te Amiral Verrazzano tarafýndan Duke Ferdinando II'ye takdim edilmiþtir. Bu halý ilk defa Haward Gallery sergisinde 20 Mayýs 10 Temmuz 1983'te teþhir edilmiþ ve Donald King tarafýndan sergi katalogunda yayýnlanmýþtýr. Çok iyi durumda korun'muþ olan halý saray halýlarýnýn bütün ihtiþamýný aksettirmektedir.



Avrupa halý sanatýna etki yapmýþ Ýspanya ve Polonya halýlarýnda taklit edilmiþ olan bu gösteriþli lüks halýlarýn geleneði Ýstanbul'da Uþak ve Ýzmir bölgesinde günümüze kadar kaba örnekler halinde devam etmiþtir. Geç devir Ýzmir halýlarý adý ile tanýnan bir grup halý'da da kabalaþmýþ halde saray halýlarýnýn etkisi devam eder. ihraç limanýna göre, Ýzmir' e baðlanan bu halýlar, aslýnda Batý Anadolu bölge'sinde (Uþak, Gördes) yapýlmýþtýr.

Divriði Ulu Camii'nde bulunup, maceralý yollardan (1978'de camiden çalýnan 22 halý, 1982'de Kayseri'de toprak altýna saklanmýþ halde ele geçirilmiþti.) Ýstanbul Sultanahmet Camii Hünkâr Kasrý'nda Vakýflar Genel Müdürlüðü'nce açýlan Halý Müzesi'ne mal edilen bir halý, kesin bir gruba girmemekle beraber, Türk halýlarý içinde önemli yerini alýr. Gördes düðümü ile yapýlan bu halýda zemin kýrmýzý, örnekler mavi olup, sekizgen yýldýzlarý birbiri'ne baðlayan küçük stilize serviler ve þamdaný andýran küçük yapraklar radial olarak sýr Sekizgen yýldýzlarýn meydana getirdiði kare bölüm'ler ortasýnda birer rozet çiçeði diyagonal sýralanmýþ karakteristik, örgülü kufi bordur Selçuklu halýlarýndan gelen kanatlý yýldýz motifleriyle zenginleþtirilmiþtir. Bu halýnýn Kahire Ýslam Eserleri Müzesi'nde Uþak halýlarý bordürleriyle, yakýn bir benzeri, zeminden küçük bir parça halinde, diðer bir benzeri de Konya Mevlana Müzesi'ndedir.

Osmanlý saray halýlarý tekniði ile daha önceki tarihlerde çok nadir de olsa halý yapýldýðý günümüze kalabilen tek örnekten anlaþýlmaktadýr.

I. Sultan Ahmet zamanýnda ise, hassa halý'cýlarý son olarak Sultanahmet Camii halýlarýný yapmýþ olmalýdýrlar, çünkü bundan sonra halý tezgâhlarýnýn yerini sorguççular cemaati almýþtýr. Fakat Ýstanbul' da hassa halý tezgâhlarý dýþýnda eskiden beri ve bu tarihten sonralarý, özel imalathanelerde ve ev tezgâhlarýnda halý yapýldýðýna þüphe yoktur.



Eskiden beri Ýstanbul'da Yeni Bahçe'de Halýcýlar semti vardýr. Burada çarþý yoktu, halýlar Kapalýçarþý ile çevresindeki hanlarda satýlýrdý, Ýstanbul halýlarý 20. yüzyýla kadar bir hayli deðiþiklik geçirdikten sonra, Bandýrma ve Kayseri halýlarý, eski Ýstanbul tipi örneklerin yerini almýþtýr. 19. yüzyýlda kurulan Hereke fabrikasýnda, kuruluþ tarihinde dokunan halý'larýn gerçek Ýstanbul tipi halýlarla ilgisi olmadýðý anlaþýlýyor. 19. ve 20. yüzyýlda Ýstanbul' da Eyüp Fes hane Müessesesi'nden baþka, 20. yüzyýlda Kum kapý, Topkapý, Etyemez, Üsküdar ve Ýstinye' de halý yapýlmaya devam edilmiþtir. Kum kapý halýlarý, üstün vasýflarý ile þöhret kazanmýþ, 1959'da o zamanki gündelik gazetelerin rivayetine göre, ipek bir Kum kapý halýsý, Amerika'da mübalaðalý bir fiyatla, 60.000 dolara satýlmýþtýr.

Son yýllara kadar Topkapý, Kartal ve Pendik'te halý dokunmaya devam edilmekte idi.

19. yüzyýl sonuna kadar Türk halýsý geliþmesine devam etmiþ, 1844'te Sultan Abdülmecit tarafýndan Hereke' de kurdurulan kumaþ tezgâhlarýna 1881'de II. Sultan Abdülhamit, 100 halý tezgâhý koydurup, çok tanýnmýþ Hereke halýlarýnýn yapýlmasýný baþlatmýþtýr. Bugün de Sümerbank idaresinde burada ayný üslupta halýlar yapýlmaktadýr.


Ayrýca Konya, Kayseri, Sivas, Kýrþehir bölgesi ile Batý Anadolu'nun Isparta, Fethiye, Döþeme altý, Balýkesir veya Uþak, Bergama, Kula, Gördes, Milas, Çanakkale, Ezine, Doðu Anadolu'da Kars ve Erzurum bölgesinde eski Türk halý sanatýnýn canlandýrýlmasý için gayret gösterilmektedir.


__________________
Denizleri seviyorsan, dalgalarý da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin

12-18-2010 12:35 SS-KORSAN-SS is offline Send an Email to SS-KORSAN-SS Homepage of SS-KORSAN-SS Search for Posts by SS-KORSAN-SS Add SS-KORSAN-SS to your Buddy List

Reklam

Info: Bu Mesaj otomatikmen yazilmistir ve Reklam icermektedir. Bizi desteklemek icin Reklamlarin üzerine tiklayiniz.

Tree Structure | Board Structure
Jump to:
Post New Thread Post Reply
SEVDAPERISI » KÜLTÜR VE SANAT » OSMANLI VE TÜRK EL SANATLARI » Saray Halýlarý

Forum Software: Burning Board 2.3.6, Developed by WoltLab GmbH