SEVDAPERISI
Üye Ol Takvim Üye Listesi Yönetici Listesi Arama SIK SORULAN SORULAR Ana Sayfa

SEVDAPERISI » KÜLTÜR VE SANAT » OSMANLI VE TÜRK ALİMLERİ » Ali Bİn Ridvan » Hoşgeldin Ziyaretçi [Giriş|Üye ol]
son Mesaj | Birinci okunmamış Mesaj Yazıcı önizlemesi | Arkadaşına gönder | Konuyu Favorilerine ekle
Yeni Konu aç Cevap yaz
Sayfanın sonuna git Ali Bİn Ridvan
Yazan
Mesaj « önceki Konu | sonrakı Konu »
SS-KORSAN-SS Sayın, SS-KORSAN-SS Erkektir
C0_ADMİN


images/avatars/avatar-3.gif

Üyelik Tarihi: 07-28-2010
Mesajlar: 6.300
Location: SEVDIGIMIN OLDUGU HERYERDE

Ali Bİn Ridvan Bu Mesajı cevapla Alıntı ile Cevapla Mesajı değiştir / Sil Bu Mesajı Moderatöre bildir       Sayfanın başına git

Amerikalı ilim tarihi araştırıcılarından birisi olan Will Durant, "İman Çağı" adlı eserinde; ilk dispanser ve eczanelerin Müs­lümanların eseri olduğunu, eczacılık fakültesinin ilk defa onlar tarafından kurulduğunu belirtir.

Bağdat'ta, en eski hastane Harun-ür Reşid zamanında kurulmuştur. Onuncu asırda da aynı yerde beş hastane daha yapılmıştır.

İslâmın en meşhur hastanesi 706 tarihinde Şam'da kurulan Bimaris-tan'dır. 978'de (bin yıl öncesi) bu kuruluşta 24 hekimden meydana gelen bir ekip çalışmaktaydı.


Tıp eğitimi, bilhassa hastanelerde yapılırdı. İmtihandan geçip diploması olmayan kimse kanuni yönden doktorluk yapamazdı.



Kendisi bir doktor olan Vezir Ali bin Abbas, 931 tarihinde şehir şehir gezip hastaları tedavi edecek doktorlardan bir heyet meydana getirdi. Bazı hekimler her gün hapishaneleri dolaşır, mahkûmları tedavi ederlerdi. Bil­hassa deliler için, gayet insani bir tedavi usulü tatbik edilirdi. 931 tarihinde Bağdat şehrinde 860 hekim vardı." iç şüphesiz tıpta Müslümanların bu derece ilerlemelerinin sebebi Pey­gamberimizin tedaviyi öğütleyici hadisleriydi. Bunlardan birisinde şöyle buyuruyordu:



"Ey Allah'ın kulları! Tedavi olun. Çünkü Allah yarattığı her hastalık için mutlaka bir şifa veya deva yarat­mıştır." şte Resulullah'ın bu ve buna benzer tavsiyeleri dolayısıyladır ki, İslâm dünyasında yeni yeni ilaçlar geliştirilmiş, tedavi metodları bulunmuş, has­talara şefkatle eğilinmiştir. Avrupa o yüzyıllarda doktora büyücü gözüyle bakarken, aynı yüzyıllarda İslâm dünyasında doktorun değeri oldukça bü­yüktü ve hastaya itinayla bakılırdı.



Çünkü kıyamete kadar tazeliğinden hiçbir şey kaybetmeyen İslâmiyet, insan hayatına (suçlu ve düşman olsa da) büyük önem veriyordu. nbirinci yüzyılda Kahire'de Tabipler Odası Başkam, doktorların vazi­felerini açıklarken, iki zihniyetin arasındaki farkı şu şekilde belirtiyordu:

"Bir doktor, düşmanlarını da aynı ruh, aynı ilgi, aynı titizlikle tedavi et­melidir. Onları tedaviye çalışırken, sevmelidir."


BATILILARDA HAYAL OLAN TEDAVİ

Bu sözlerin sahibi, çirkinliğinden dolayı "Şeytan Timsah" namıyla şöh­ret bulup, 1067'de vefat eden doktor Ali bin Rıdvan'dır. Batılılar ona, Haly Rodgam derler. Haçlı seferleri sırasında Avrupalılar bu Müslüman doktor­dan çok şey öğrenmişlerdir.



Gerçekten Ali bin Rıdvan, Avrupa tıbbına öğretmen olabilecek kadar, doktorlukta ileriydi. Hastasını muayene ederken, ender rastlanır derecede umumi sorular soruyor, teşhisini ona göre koyuyor ve ona göre tedavi uy­guluyordu. Denilebilir ki, hiçbir doktor onun kadar hastasının ferdi ve umumi özelliklerini incelememiştir.



Öyle ki, Ali bin Rıdvan, hastasının burnunu, rengini, nefes derinliğini, cilt ve saç durumunu inceler, bugün için bile modern sayılacak sorular so­rar, her şeyden önce hastanın kişiliği, bünyesi ve yaradılışı konusunda fikir dinirdi. Bu hususta doktorlara şu tavsiyelerde bulunurdu:



"Hastanın ruhi durumunu öğren!



Doğru cevap verip vermediğini anlamak için ona çeşitli sorular sor! Ru­hi kapasite ve teslimiyet derecesini denemek için, muayyen şeyler yaptır. Acaba reçetelerini harfiyen yerine getireceğine güvenebilir misin?



Karakterinin yöneldiği istikameti meydana çıkar! Onun hassas ve zayıf taraflarını araştır. Biraz uzaktan fısıldamak suretiyle kulaklarını, yakın ve uzak şeylere baktırmak suretiyle de gözlerinin durumunu incele! Ağırlık ta­şıtmak, eşya taşıtmak ve sıktırmak suretiyle kuvvet durumunu gözden ge­çir! Şuraya, buraya yürüterek, hareketlerini tetkik et! Nabzını itina ile ince­lerken, kalp durumunu araştır.



Adalelerinin yapısını öğrenmek için hastayı sırtüstü yatır. Kol ve bacak­larını ger. El ile yoklamak suretiyle karaciğer ve böbreklerini, dikkatli bir muayene ile de idrar ve gaita durumunu tesbit et."



Doktorluğu suç sayan Avrupa için, bunlar birer hayaldi. Ancak Haçlı se­ferleri sırasında bir kısım ilim adamları, ülkelerine bu gelişmeleri az da ol­sa götürebildiler ve ancak asırlar sonra uygulama yoluna gidebildiler. li bin Rıdvan, Gale'in (Galenos 131-201) "Arş Parva" adlı kitabına bir şerh yazdı. Bu kitap Lâtince'ye tercüme edildi. Ayrıca Ali bin Rıdvan, Mısır'ın güzel bir tıbbi topografyasını yaptı. Böy­lece ilk tıbbi topografyayı yapan kişi olarak da tarihe geçti.


__________________
Denizleri seviyorsan, dalgaları da seveceksin
Sevilmek istiyorsan, önce sevmeyi bileceksin

10-08-2010 22:25 SS-KORSAN-SS Şuan Offline Sayın, SS-KORSAN-SS E-Mail gönder Sayın, SS-KORSAN-SS Homepagesini Ziyaret et Sayın, SS-KORSAN-SS Mesajlarını arat Sayın, SS-KORSAN-SS Yasaklı Listene ekle

Reklam

Info: Bu Mesaj otomatikmen yazilmistir ve Reklam icermektedir. Bizi desteklemek icin Reklamlarin üzerine tiklayiniz.

Dal şekli | Normal
Seçiniz:
Yeni Konu aç Cevap yaz
SEVDAPERISI » KÜLTÜR VE SANAT » OSMANLI VE TÜRK ALİMLERİ » Ali Bİn Ridvan

Forensoftware: Burning Board 2.3.6, entwickelt von WoltLab GmbH    Turkish Language © By LEVIS-501